Esin Sayar’dan Başucunuzdan Ayıramayacağınız Yeni Kitabı: Ölmez Aşkın Peşinde

Esin Sayar’dan Başucunuzdan Ayıramayacağınız Yeni Kitabı: Ölmez Aşkın Peşinde

01 Haziran 2018 Cuma 16:15
Esin Sayar’dan Başucunuzdan Ayıramayacağınız Yeni Kitabı: Ölmez Aşkın Peşinde

Kültürleri ve duyguları yaşayıp, yaşatan Yazar Esin Sayar’dan ‘Ölmez Aşkın Peşinde’ raflardaki yerini aldı. Yazar Sayar’ın 4. Kitabı yine yalın, akıcı bir dil, sıcak ve keyif veren bir üslupla okuyucuların beğenisine sunuldu. Büyük bir araştırma ve titizlikle hazırlandığı her satırında kendini hissettiren romanın mekan olarak 3 kadim şehirde geçmesi ise kitabı daha ilgi çekici hale getiriyor. Her yeni kitabı için bizlere röpartaj yapma fırsatı sunan Esin Sayar’la yine bu geleneği bozmayarak hoş bir söyleyişi yaptık.

Sizin kitaplarınızı okuyan biri olarak, yanılmıyorsam dördüncü kitabınız oldu “Ölmez Aşkın Peşinde”. Nasıl bir duygu içindesiniz?

“Ölmez Aşkın Peşinde” dördüncü kitap oldu. Dördüncü çocuk da diyebiliriz. Çok heyecan verici bir duygu. Yeni doğan çocuğunuza sarılır gibi sarılıyorsunuz. Göğsünüze bastırıp, huzur duyuyorsunuz. Bence bütün yazarlar kitapları çıktığı zaman aynı duygu sarmalının içine giriyorlardır.

Yeni romanınız ağırlıklı olarak Mardin’de geçiyor. Neden Mardin?

Mardin gezip, etkilenip, duygu yoğunluğu yaşadığım şehirlerden biridir. Mardin’in kadim bir şehir olması, başta mimarisi olmak üzere, barındırdığı farklı kültürlere beşiklik etmesinden etkilenmemek mümkün değil....

Romanınızda Mardin şehrinin yanında, bir başka kadim uygarlığın önemli kentlerinden olan Roma ve Floransa da var. Mardin ve diğer şehirlerin uygarlığını öykünüzde nasıl bağdaştırdınız?

Romanım mekân olarak iki değil üç kadim kentte geçiyor. Mardin’de başlayıp İstanbul’da bitiyor ama, her şeyin başlangıcı Floransa. Her üç kent de bildiğiniz gibi birçok bakımdan kültürlere köprü oluşturma özelliği taşıyor. Ama bizi burada asıl ilgilendiren, yüzyıllar önce talihsiz ve şaşırtıcı bir şekilde sonuçlanmış bir aşkın, farklı bir coğrafya ve zaman diliminde benzer şekilde yeniden yaşanması.

Siz, sonu ölümle biten tutkulu aşk öyküleri yazıyorsunuz. Bir önceki romanınızda da aşk ve ölüm yan yana gidiyordu. Romanlarınızın ana öyküsünü oluşturan aşklar hazin bir sonla yarım kalırken, yan öykülerde yeni ve sağlam temellerde yükselen yeni aşklara da fırsat veriyorsunuz.

İlişkiler düz, bomboş bir yolda 60 km hızla, güvenle giden bir araç gibi değildir. Kimi ilişkilerde sürprizler, engeller olur. Roman karakterleri de bunları yaşar. Örneğin Aşk Gibi Anlıktır İhanet’te roman kahramanının aşkı cinayetle yarım kalırken, avukat ve banka müdiresi arasındaki aşk gayet güzel ilerlemiştir. Şimdiki romanda da Abdi ile hala ve Floransalı heykeltıraş ile yardımcısının yarım kalan aşklarına karşılık Macid ile sevgilisinin aşkında hiçbir sorun yoktur. Hayat; insana muazzam oyunlar kuracak kadar usta, kurduğu oyunu bozacak kadar da çırak değil midir?

Öykülerinizde aşk, ip üstünde yürümek gibi, her an bir kazaya uğrayacakmış gibi, insana tedirginlik verecek türden ilerliyor. Zaten bir önceki romanınız da Aşk Gibi Anlıktır İhanet. Neden böyle?

Hayatta hiçbir şeyin garantisi yokken, aşkın mı olacak? Tedirginlik heyecanı getirir. Elinizdekinin değerini koruma duygusunu güçlendirir. Okur da olayların heyecanına kapılır.

Romanlarınızda, didaktizme kaçmadan okuru bilgilendirmeyi de ihmal etmiyorsunuz. Özellikle mi yapıyorsunuz?

Kurgular hayal. Bir de gerçekler olmalı. Aşk Gibi Anlıktır İhanet romanımda okur, on yılı doldurmuş açılmamış bir banka kasasının açılış seremonisini öğreniyor. Bu konuda çok araştırma yapmıştım. Yeni romanımda ise okur, kadim kent Mardin’in tarihsel öykülerine tanık oluyor. Kahramanların yaşadıkları yerleri dolaşıyor romanın satırlarında. Mardin şehri hakkında da çok kitap okudum. Oralara gidip, yaşadım. Yüreğime sindirdim. Bu nedenle romanın satırlarında gerçek bilgi aktarımları oluyor.

Kitaplarınızın çıkış tarihlerine baktığımızda ikişer yıllık aralıklar dikkat çekiyor. Bunun özel bir anlamı var mı?

Hayır. Yeni romanıma başladım. Bu yılın sonunda bitirmeyi hedefliyorum. Ancak her kitap çok emek istiyor. Bazen biraz ara verip, tekrar dönmek, yazının “demlenmesini” beklemek gerekiyor. O zaman açık kısımları daha rahat görüyorsunuz. Yazmaya ara verdiğimde düşünmeye ara vermiyorum. Roman kahramanları ile yaşıyorum. Karakterlerini yeniden gözden geçiriyor, aralarındaki ilişkilerde aksayan yanlar varsa tekrar düzenliyorum. Her şeyi bir film gibi yeniden tasarlayıp zihnimden geçiriyorum. Roman da, film de aynı değil midir? Birini kelimelerle anlatırsınız, diğerini görsel olarak gösterirsiniz. Roman film olur, film istenirse romana dönüşebilir. Önemli olan kelimelerin filme dönüştüğünde aynı heyecanı vermesi. Ben hep bu dengeyi hayal ediyorum. Bir roman okuyorsunuz çok etkileniyorsunuz. Romanın filmi yapılıyor, sonuç hüsran oluyor.

Gezmeyi çok seven bir kişi olduğunuzu da söyleyebilir miyiz?

Elbette. Gezip, görmek sadece kitaplardan okuyup, yazmaktan daha farklı geliyor bana. Romanlarımda hep gezdiğim yerlerden esinleniyorum. Yeni başladığım romanım Güney Afrika ve İstanbul arasında geçiyor. Çok faydalı, bir o kadar da keyifli bir gezi olmuştu benim için. Oralarda yaşadıklarımı, hissettiklerinizi kahramanlara yaşatmak daha gerçekçi oluyor.

Kitaplarınızın çok satılmasının nedeni nedir?

Kelimeler satırlara dökülürken duygularımı da katıyorum. Roman kahramanlarımı gerçekten yaşıyorlarmış gibi hissediyorum. Son romanımda bir bölümü okurken gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. İnsan kendi kurguladığını bildiği bir olaya ağlar mı demeyin lütfen. Kahramanlarla o kadar çok zaman geçiriyorsunuz ki, duygularınızda yer ediniyorlar. Dolayısıyla onların yaşadıkları da sizi etkiliyor. Umarım benim bu duygularım okurlarıma da geçer. Aşk Gibi Anlıktır İhanet romanımın çok satılmasının nedenini bu oluşuma bağlıyorum.

Öyle anlaşılıyor ki daha çok romanınızı okuyacağız. Doğru mu?

Yaşamım ve tabii ki sağlığım elverdiği sürece yazmaya devam edeceğim. Çünkü çok keyif alıyorum. Okurlarımdan aldığım olumlu tepkiler de beni çok motive ediyor. Bir romanımı okuyan, “Yenisi ne zaman geliyor?” diye sorduğunda içime bir coşku doluyor. Bu yolda yalnız olmadığımı hissediyorum. Herkese çok teşekkür ederim.

Son Güncelleme: 05.06.2018 13:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner3