Akademisyenler, sıradan insanlardır. 30 sene farklı sınıflara gir-çık, alla pulla aynı şeyleri anlat. Hele bir de ay sonunda alacağın maaşı 4 gözle bekliyorsan, öğrencinin yüzüne bakmadan ders anlatıyorsan, bir an önce emekli olup bir vakıf üniversitesine kapağı atmayı düşlüyorsan, oraya girdikten sonra da kalayım diye olmadık ödünler veriyorsan iyice sırandanlaşmışsındır.
Daha da berbatı; belli dini ve ideolojik grupların belli üniversiteleri vardır. Buraları seçen öğrenciler de bu üniversitelere belli ideolojilere sahip hocalar var diye giderler ve belli ideolojilerini ve dini eğilimlerini pekiştirerek mezun olurlar. İşte bu gibi ortamlarda yer alan üniversite hocaları da üniversal zihniyete sahip olarak yetiştirmesi gereken öğrencileri belirli bir dini ya da ideolojik kanadın fikri öğretileri çerçevesinde yetiştirerek aslında bilimin varlık nedeninin zedelenmesine bizzat ve ilk elden neden olurlar.
Şanslı olan ya da şansını kendi yaratan bazı hocalar mensubu bulundukları ideolojik ya da dini grupların güçlerinin kurumsallaşması ile birlikte devlet ve hükümetlerin çeşitli katmanlarında görev almayı başarırlar. Kimine Oyak Genel Müdürlüğü, ballı Yönetim Kurulu Üyeliği kimine de Bakanlık nasip olur. Sonra bu hocalar buralarda kendi kadrolarını oluştururlar. Bilgi ve liyakat değil, biat ve dünya görüşü her şeyden önemli olur bu yapılanma içinde. Kendi dünya görüşü ve ideolojik tutumuna benzemeyenin öteki olarak kabul edildiği ve sistemden zamanla dışlandığı bir Hükümet etme yapısı ve Devlet zihniyeti. İşte bu yapılanma içinde kurumsal güce sahip üniversite hocaları bu kurumsal güçlerinin kendilerine vermiş olduğu örgütlenme fırsatı sayesinde ikinci büyük zararı vermiş olurlar bu defa daha geniş kitlelere (topluma); toplumu kutuplaştırırlar. Böylelikle, hükümetin kendine özel toplumu yaratılmış olur, toplumun hükümeti yerine.
Hiç yadırgamayın, kızmayın ve kıskanmayın. Bu Cumhuriyet Üniversiteleri askerseverlerin sıradan neferlerinden Dekanlar ve Rektörler gördü. Bu Cumhuriyet Üniversiteleri CHP İl Başkanlığı yapmış Profesörlerden YÖK Üyeleri gördü. Bu Cumhuriyet Üniversiteleri son dönemde de kendisine en çok biat eden üniversite hocalarından ne Bakanlar ne Danışmanlar gördü.
İşin en ironik yanı ise; nereye gidersen git, kime işin düşerse düşsün, hangi ortamda bulunursan bulun Üniversite hocası isen tüm kapıların açıldığı, eşsiz bir saygı gördüğün ve hep hoş görüldüğün gerçeğinin değişmeyişi. İster biat kültüründen, ister darbe kültüründen, istersen örgüt kültüründen gelmiş ol.
Ayaklarını camdan dışarı çıkararak araba süren, dere yatağını attığı çöplerle kurutan, mangaldan sonra orman yakan, villada oturup fakirlik parası alan, demirden çalıp ev çökerten, kul hakkını sıradanlaştıran millete ben ne anlattım gene.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.