Son günlerde başta şiddet, gasp, hırsızlık, cinayet olayları ileri derecede… Siyaset arenası hiç de iç açıcı değil… Bir toplumda görülen herhangi bir aksaklığın giderilmesi noktasında ilk alınması öngörülen önlem eğitimdir. Hatta öyle ki, eğitim giderek, toplumdaki her türlü sorunun üstesinden gelinecek bir yol olarak görülmekte. Hayatın her alanında, mesela siyasette aksama mı var?
Birilerine göre çözüm eğitimde… Trafik kurallarına uyma konusunda toplumda bir problem mi var… Çözüm yine eğitim… Haliyle bizim ülkemizde eğitim herkesin anlayabileceği, üzerine ahkâm kesebileceği bir alan olarak da kabul edildiğinden, bu konudaki fikirlerin haddi hesabı yok. Bilindiğinin aksine öyle her şeyin başı eğitim falan değil. Eğitim, öyle sanıldığı gibi hiçbir zaman başta da gelmemekte. Her şeyin başı ekonomi… Ekonomiye göre eğitime yön veriliyor... Siyaseti de… Eğitimi de…Tarımı da… Ulaşım politikasını da belirleyen odur. Daha açık söylersek; ekonominiz nasılsa biliniz ki eğitiminiz, siyasetiniz, kısacası her şey de ona göredir… Örneğin ekonominiz milli ise üretmek, ürettiğini satmak, diğer ülkelerle rekabet yapmak, ürettiklerinizi yabancılardan korumak, bunun sonucunda birikim yapmak, kalkınmak amacıyla bu modele göre bir eğitim sistemi kurarsınız… Eğer siz üretmeyecekseniz, Sistemin size çizdiği sınırlar içinde kalacaksanız… Ekonominizi sıcak para ile çevirip, sadece yabancı mal pazarı olmak durumundaysanız… Eğitiminizi de buna göre oluşturursunuz. Türkiye’nin pek çok alanda yapısal sorunu vardır. Bunlar; 1-Siyasal alandaki sorunlar: ‘Demokrasi, insan hakları, çoğunluk – azınlık ilişkileri, yasama – yürütme - yargı ilişkileri, düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü gibi.’ 2 -Sosyal alandaki sorunlar: ‘Eğitimin yetersizliği, sosyal yaşamda kadın erkek eşitsizliği, hoşgörü eksiklikleri gibi.’ 3-Ekonomi alanındaki sorunlar: ‘Enflasyon direnci, potansiyel büyümenin sürdürülememesi, cari açık – bütçe açığı gelgit’leri, vergi yapısının bozukluğu, cari açığa neden olan ithalatın ikame edilememesi ve tasarrufların düşüklüğü gibi.’
Kaliteli bir eğitim almış kitleler bütün ulusal güç unsurlarını yükseltir ve ülke üstün bir güç haline gelir. Ancak sadece üst düzeyde eğitim almış olmak yeterli değildir. Bu eğitimin ‘millî' bir eğitim olması gerekir. Bireyi ulusuna bağlamalı, ulusal kültür özelliklerini özümsemeli ve ‘öteki' uluslardan ayırmalıdır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner72