Son günlerde çeşitli illerimizde çeşitli yaşlarda çocuklar kayboluyor. Bu çocukların çoğu da ölü olarak bulunuyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, İstanbul'da her gün 26 çocuk çeşitli nedenlerden dolayı kayboluyor. Kayıp çocukların yüzde 60'nı kızlar oluştururken, çocukların yarısı ilk 24 saat içinde bulunup ailelerine teslim ediliyor.

Yaşanan kayıpların nedenleri arasında ise evden kaçma, kaçırılma ve cinsel istismar önemli rol oynuyor. İstanbul, 15 milyona yaklaşan nüfusuyla Türkiye'nin en çok adli vakalarının yaşandığı il olarak öne çıkıyor. Yaşanan adli olayların içinde de kayıp oranı diğer şehirlere oranla daha fazla.  Yaşanan çocuk kayıplarının temelinde çok çeşitli nedenler yatıyor. Bunların en önemlisi aile şiddeti, ardından ise kaçırılma geliyor.

Emniyet güçlerinin yaptığı araştırmaya göre, çocuk kaçırmalarının arkasındaki en önemli neden cinsel istismar… İstanbul Çocuk Şube Müdürlüğü bu konuda aileleri ciddi şekilde uyarıyor. Kayıp çocukların bulunması konusunda sivil toplum örgütleri ve halka büyük görev düştüğü ifade ediliyor.  Yapılan bilgilendirmede;  'Mesela bir alışveriş merkezinde tek başına ağlayan bir çocuk gördüğünüzde yanından çekip gitmeyin, onunla ilgilenin.

Unutmayın ki siz o çocukla ilgilenmediğinizde kötü niyetli biri ona yaklaşabilir ve unutmayın o çocuk bir gün sizin çocuğunuz da olabilir' deniyor. Öncelikle aileler çocuklarıyla ilişkilerine çok dikkat etmeli. Çünkü doğru iletişim kurmak, olası hataların önüne geçmek için büyük önem taşıyor.
 

Son günlerde yazılı ve görsel medyada yer alan en önemli haberlerin başında kayıp, kaçırılan, ölen veya yaralanan çocuklar geliyor. En son okuduğumuz ve gördüğümüz; Zekeriyaköy’de kaybolduktan sonra komşunun havuzunda ölü bulunan çocuk, Okmeydanı’nda gaz fişeği darbesi sonucu ölen çocuk, Sirkeci’de arabalı vapurdan otomobil ile birlikte denize düşerek ölen küçük kız, Eminönü’nde motora pusetle bindirilmeye çalışılırken denize düşürülen çocuk, Kars'ta babasına yemek götürürken kaçırılan ve sonrasında tecavüz edilip öldürülen çocuk, Kayseri Talas’ta şeker toplarken kaybolan çocuklar ve daha niceleri…

Çocuk kayıpları, cinayetleri ve ölümleri size biraz fazla ve ürkütücü gelmiyor mu? "Ne kadar da küçüktü, tüh günahsız gitti bu yavrucaklar" diye hayıflanmıyor muyuz? "Bu kadarı da olmaz, neden korunamıyor bu çocuklar; neden çevre güvenliği sağlanamıyor" demiyor muyuz?  Yaşananlar karşısında içimiz cız etmiyor mu? Ya benim çocuğum olsa ne yapardım demekten kendimizi alıkoyabiliyor muyuz? Korkmuyor muyuz?
Ah keşke bunlar olmasa, gereken tüm tedbirler alınsa da bunlar yaşanmasa dileği geçmiyor mu hepimizin içinden?  İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!

Yani insan yaşayacak ki, toplumlar gelişsin, toplumlar yaşarsa gelişebilir ancak o zaman devlet yaşayabilir belki. Her şeyin öncesinde insan olmalı, insan korunmalı, peki biz yaşatabiliyor muyuz insanımızı. Sonuç ortada. YA-ŞA-TA-MI-YO-RUZ… Okulda, evde, tatilde, tarlada, yolda, alışverişte, trafikte, işte, güçte, eğlencede her alanda insanımızı, çoluk çocuklarımızı yitirmeye devam ediyoruz.

Bazı olayların sonrasında değil öncesinde yapılması gerekenler daha çok önem arz etmektedir. Sonrasında tüm ülke ayağa kalksa sonucu değiştirmeye imkân olmuyor. Bu olaylarda olduğu gibi? Küçücük çocuklar neden yalnız başlarına sokağa salınıyor? Aileler maalesef çocuklarıyla gerektiği gibi ilgilenmiyor… Kayıp çocuklarla ilgili ülke genelindeki rakamlara bakacak olursak; Türkiye’nin mega kenti İstanbul’da kayıp çocuk sayısı her geçen gün artıyor.

Yapılacak olanlara gelince: Çocuklara aile ortamından itibaren anaokullarında, kreşlerde ve ilk ve ortaöğrenimlerde güvenlik algılarının arttırılmasına yönelik eğitimler verilmeli. Çocuklarımızı ebeveynler olarak özellikle 8 yaşın altında ise hem evde hem de dış ortamlarda sürekli gözetim altında tutarak onlara gelebilecek zararlara karşı korumalıyız.

Çocuğun okul döneminde kimlik kartı, bileklik veya çantasında isim ve adres bulunması sağlanmalı. Çocuklarınızın dış ortamlarda, evin çevresinde, gezme alanlarında, oyun alanlarında, lunaparklarda ebeveyn tarafından risk gözetimleri yapılarak çocukların zarar görme potansiyelleri araştırılmalı. Alışveriş esnasında çocuğunuzun yanınızda hareket etmesi sağlanmalı. Çocuklar yardım maksatlı dahi olsa yabancı herhangi bir kimsenin vasıtalarına binmemeleri ve diyalog kurmamaları yönünde uygun şekilde uyarılmalı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner72