Türkiye'yi Sarsan Cinayetler Bu Kitapta

Mehmet Çelik'in kaleme aldığı “Bir İhtimal Daha Var O da Ölmek mi Dersin”,...

Türkiye'yi Sarsan Cinayetler Bu Kitapta

Mehmet Çelik'in kaleme aldığı “Bir İhtimal Daha Var O da Ölmek mi Dersin”,...

04 Mart 2014 Salı 17:18
Türkiye'yi Sarsan Cinayetler Bu Kitapta

Mehmet Çelik’in kaleme aldığı “Bir İhtimal Daha Var O da Ölmek mi Dersin”, eski İstanbul’un eğlence hayatından mafya babalarının şaşkınlık verici yaşantılarına uzanan, ihtiras, aşk, ihanet, sapkınlık ve intikam dolu cinayetleri mercek altına alıyor.

Türkiye’nin en uzun yazı dizilerinden biri bir kitaba ilham verdi. Mehmet Çelik’in Türkiye’yi sarsan cinayetleri kaleme aldığı “Bir İhtimal Daha Var O da Ölmek mi Dersin” adlı kitabı, eski İstanbul’un eğlence hayatından mafya babalarının şaşkınlık verici yaşantılarına uzanan, ihtiras, aşk, ihanet, sapkınlık ve intikam dolu cinayetleri mercek altına alıyor. Destek Yayınları’ndan çıkan kitapta, Bergen’den İnci Baba’ya, Salacak Canavarı’ndan Sevda Tepesi’ndeki âşıklara kadar yüzyıl öncesinden günümüze suç tarihimizin sarsıcı hikâyeleri yer alıyor.

Araştırma süreci hakkında bilgi veren Çelik, “Ne yazık ki Türkiye’de suç tarihi kaynakları son derece az. Bir bibliyografya kütüphanemiz olsaydı batıdaki örneklerle karşılaştırıldığında ülkemizdeki külliyatın devede kulak olduğunu sayısal olarak da görebilirdik. Araştırma inceleme kitapları halen kitap evlerinin karanlık bölümlerinde okurlarını bekliyor.

Her cinayet dosyası için ayrı bir arşiv tarama süreci gerekiyordu. Tahmin edileceği üzere suç tarihimiz için en önemli kaynak gazete haberleri oldu. Yarım milyon fotoğraf ve bir milyonu aşkın haberi barındıran gazete arşivimiz oldukça zengin olmasına rağmen 1950 öncesi cinayetler için yine de kütüphanelere yani daha eski gazetelere gitmek gerekti.

Daha yakın tarihli cinayet dosyaları yine benzeri bir şekilde, benim de içinde bulunduğum bir kuşak üzerinde derin izler bırakmıştır. Cinayetler günümüze yaklaştıkça daha çok mektup geliyor, daha çok telefon görüşmesi yapıyordum. Bana en çok sorulan konulardan biri de Münevver Karabulut cinayeti oldu. Fakat bu yazı dizisi sürerken mahkeme süreci de devam ettiğinden, ayrıca bu vahşi cinayet hakkında kamuoyunun bilmediği bir yön kalmadığından Münevver Karabulut cinayeti yazı dizisi içinde yer almadı.”

Kitabın amacının, kişisel acıları yeniden gündeme getirmek değil, suç tarihi için bir kaynak, derli toplu bir derleme oluşturmak, araştırmacılar ve cinayet masası uzmanları için tarihe bir belge bırakmak olduğunu belirten Çelik, “Öte yandan kitap boyunca Türkiye’de cinayetler etrafındaki sosyal davranışların zaman içinde nasıl değiştiğine de tanık oluyorsunuz. ‘Bunca konuyu yazarken ne öğrendin?’ derseniz ‘Türkiye’yi Sarsan Cinayetler’ yazı dizisinin her konusunun insanları düşündüğümden çok daha fazla etkileyen olaylar olduğunu gördüm. Öyle ki, bir zamanlar halk, duruşmalara bir davete gider gibi hazırlanıyor, süsleniyor ve mahkeme salonlarını tıklım tıklım dolduruyordu. Fotoğraflara ve tanıklıklara göre hemen her duruşma bir heyecan dalgası yaratıyordu. Mahkeme salonlarında yer bulabilenler ise şanslıydı. Mahkemeye gidemeyenler de baskı üstüne baskı yapan akşam gazetelerinden günün olaylarını takip ediyordu” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner3